İÇ

Posted in kitap with tags , on Temmuz 17, 2008 by nevzat süs

ADNAN ÖZYALÇINER / ASLI SOLAKOĞLU

Adnan Özyalçıner ve Aslı Solakoğlu’nun öykülerinden oluşan “İç”, usta bir yazar ile yolun başında genç bir yazarı yan yana getiriyor. Usta ve genç iki yazar, birbirlerinden öyküler seçip, birbirleri ile ilgili düşüncelerini yazdılar.

Kitabın önsözünü kaleme alan Lütfiye Aydın iki yazar hakkında şu notu düşüyor:

“Kimi yazarlar, çizdikleri dünyaların özenilesi insanlarına hiç benzemeyen düşkırıklıklarıdır bana göre. Kimileri ise, ‘üslub-ı beyan ayniyle insan’ darbımeseline nerdeyse birebir uygun oluşlarıyla büyüler insanı. Kendini ‘küçük öykücü’ olarak tanıtan büyük yazar Adnan Özyalçıner ikinci gruptan. Onun açtığı yolu benimseyen Aslı Solakoğlu da öyle. Her ikisine de sevgilerle…”

Murad Gönen tasarladığı kitabın arka kapağına şöyle yazıyor:

“Örse iki çekiç vurur. Biri küçük, biri büyük çekiçtir… Küçüğü ustanındır. Büyüğü ise çırağın! Küçük ellerin içine aldığı büyük çekiçle, ustasının her vuruşuna müteakip, bir vuruş da kendi yapar. (…) Maksata vuran çekiçlerden esas şekillendirici, küçük ellerdekidir, yani büyük çekiçtir. Fakat ustanın elindeki küçük çekiç, örse yatana vurduğu her darbede, büyüğüne ‘işte buraya’ der. Büyük çekiç, içini dolduracağı izi küçükten alır.”

Ustalar Gençler Yan Yana” dizisinde bundan önce Kemal Özer ile Efe Duyan ve Cemil Kavukçu ile Barış Çağrı Genç buluşmuşlardı.

Eser Adı: İÇ

Yazar: ADNAN ÖZYALÇINER

ASLI SOLAKOĞLU

Yayına Hazırlayan: EFE DUYAN

Kapak Tasarım: MURAD GÖNEN

Kitabın Ait Olduğu Dizi Adı: DAKTYLOS SANAT - SANAT CEPHESİ DİZİSİ

Kitabın türü: ÖYKÜ

Basım Tarihi: TEMMUZ 2008

ISBN No: 9786055968069

Etiket Fiyatı: 8 YTL

Yazarlık Onurumu Frankfurt’tan Sakınıyorum

Posted in güncel with tags , , , on Temmuz 9, 2008 by nevzat süs

Yazar Nihat Behram’ın www.sol.org.tr aracılığıyla kamuoyuna açıklamasıdır.

Frankfurt Kitap Fuarı nedeniyle, yetkililerce bana iletilen 3 Temmuz 08 tarihli davet mektubu şöyledir:

Sayın Nihat Behram,

Dünyanın en büyük kitap fuarı olan frankfurt Kitap Fuarı 2008 yılında onur konuğu olarak Türkiye’yi ağırlıyor. Ekim ayı ortasına kadar gerçekleştirilecek fuar öncesi ve esnasında çok sayıda etkinlik ile edebiyatımız tüm renklerini Avrupa’da sergileme olanağı bulacak. Bu kapsamda sizi de 17 Ekim Cuma günü Frankfurt’ta, Şinasi Dikmen Sahnesi’nde gerçekleşmesi planlanan ‘Türk Şiiri Gecesi’ etkinliğinde ağırlamak istiyoruz.

2008 Frankfurt Kitap Fuarı Onur Konuğu Türkiye Ulusal Yürütme Komitesi adına yaptığımız bu davete olumlu yanıt vermeniz halinde büyük memnuniyet duyacağız. Kültür Bakanlığı iki günlük konaklama ve uçuş gibi masraflarınızı karşılıyor. Bu konular ve vizeyle ilgili ayrıntılı bir resmi yazı cevabınızdan sonra, en kısa zamanda size iletilecektir.

Saygı ve selamlarımızla.

Aldığım bu davete yanıtımı, SOL aracılığıyla kamuoyuna da duyurmayı uygun görüyorum.

Yanıtım şöyledir:

Sayın Yetkili,

Devamı »

OYUNSUZLAŞTIRMAK

Posted in tiyatro with tags , on Temmuz 4, 2008 by nevzat süs

Okullar tatil oldu, bir yaz dönemine daha girdik.

Çelik-çomak, yağ satarım, topaç, körebe, evcilik… Hepsi çocukluğumuzun birer anısı olarak zihinlerimizde… Henüz koca binaların dikilmediği boş arsalarda mahallenin tüm çocuklarıyla oynadığımız oyunlar.

Devamı »

NHKM ve Sanat Cephesi’nden Sivas bildirisi

Posted in güncel with tags , , , , , , , , , , , , , on Haziran 30, 2008 by nevzat süs

www.sol.org.tr

35 aydın ve sanatçının yakılarak öldürüldüğü Sivas Katliamı’nın 15. yıldönümünde NHKM ve Sanat Cephesi bu katliamı unutmamak ve unutturmamak için bir bildiri yayınladı.

soL (HABER MERKEZİ) Nâzım Hikmet Kültür Merkezi (NHKM) ve Sanat Cephesi imzasıyla yayınlanan bildiride, Sivas’ta yaşanan vahşetin sorumlusu gericiliğin, ayaklarını liberalizme, AB’ciliğe ve ABD’ciliğe dayadığı, gericiliğin temelde emeğe saldırı olduğu söylendi ve buna karşı ilericilerin, aydınların ve emekçilerin, aydınlığı, ilericiliği, devrimciliği ve yurtseverliği sırtlarında taşımalarının bir görev olarak halen üzerlerinde durduğu belirtildi. Bildiride Behçet Aysan’ın “Ateş Deresi” ve Metin Altıok’un “Rüzgârın Yırtık Yeri” adlı şiirlerine de yer verildi.

NHKM ve Sanat cephesi tarafından yayınlanan bildirinin tam metni şöyle: Devamı »

Latife Tekin’e “paralı” susturma!

Posted in güncel with tags , , on Haziran 28, 2008 by nevzat süs

www.sol.org.tr

AKP’li Karabük Belediye Başkanı Hüseyin Erer, festivale katılan yazar Latife Tekin, AKP eleştirisi yapınca, “benim paramla geldin, böyle konuşamazsın” dedi.

soL (HABER MERKEZİ) Karabük Kültür ve Sanat Derneği, düzenlediği 3. Karabük Sanayi, Kültür, Sanat Festivali’ne çağrılı olarak katılan yazar Latife Tekin ile AKP’li Belediye Başkanı Hüseyin Erer arasında tartışma çıktı.
Devamı »

CHE 80 YAŞINDA

Posted in güncel with tags , , , , on Haziran 13, 2008 by nevzat süs

HASTA LA VİCTORİA SİEMPRE

Hemen geliyorum

Posted in öykü with tags on Mayıs 27, 2008 by nevzat süs

İnsanın başına türlü türlü felaketler gelir. Otomobil kaldırıma çıkar çarpılırsın, yolda yürürken kafana kiremit düşer bayılırsın, gripten hastaneye gider ameliyat edilirsin… Yani yaz türlüsüne dönersin. Gerçi ben türlüye dönmedim ama kısmen boynuzlu bir lavuğa döndüm diyebilirim. İnsan, alnında yamru yumru uzayan kemikleri fark edemiyor ilkin. Fark ettiğinde ise, “mal seni giymiş” oluyor çoktan, nasıl mı? Anlatayım efendim.

Devamı »

Bir köşe yazarının hazin hikâyesi

Posted in öykü with tags on Mayıs 17, 2008 by nevzat süs

Gazeteye uğramalı, belki ödememi yaparlar. Ama ne gazete ya! Medya Plaza, Sezenler sokak da üç artı bir Apartman dairesi. Fakat gazete mevzusunda ne işler çevriliyor bilmiyor musun? Çalışanların hepsi Babıâli’den gelme mübarek. Duayen. Anasının dini. Neyse ney, sen paranı al da, kiranı öde de, ne bok yerlerse yesinler. Ulan beni de böyle düşünmeye itiyorlar ya. Hani lan yazdıkların; insan hakları, işkence falan filan…

Devamı »

Tarumar

Posted in öykü with tags on Mayıs 17, 2008 by nevzat süs

Oyun oynamayı sever, kendine küçük oyunlar icat ederdi. O sabah yine aynısını yaptı. Çocukların kendi kendilerine oynadıkları garsonculuk oyununa başladı. Müşteri olup yine kendisine omlet siparişi verdi. Garson da “içecek ne alırsınız” diye sordu “büyük kupada elma suyu” diye yanıtladı kendi kendine. Garson özenle masayı hazırladı, ardından oturdu ve büyük bir iştahla kahvaltısını yaptı. Hem müşteri olmak hem de satıcı ya da garson olmayı öylesine çok seviyordu ki, istisnasız her sabah kendi kendine bu oyunu oynuyordu. Başka sevdiği oyunlarda vardı, otelcilik gibi. Yatağa girmeden, uyumadan önce sözde resepsiyon görevlisinden bir oda ister ve ardından odasına geçerdi. Bu oyunların hepsi onun için neredeyse bir tören havasında geçerdi. Tören havasında geçen bu sabahın ardından öğleye doğru artık sokağa çıkma vakti gelmişti. Aynı törensellikle merdivenleri inerken tek başınalığın hüznünden çok yalnızlığın zaferi mi vardı yüzünde.

Devamı »

Kapitalizmin Kirli Yüzü

Posted in güncel with tags , , , , , , , , , , on Mayıs 13, 2008 by nevzat süs
30 Nisan ’08 Tarihinde Hürriyet gazetesinde çıkan bir haberden sonra sanırım bu yazıyı yazmak şart oldu. Haberin başlığı: Küba şampiyonu bir Türk’e ’kaçtı’ kısaca değinmek gerekirse alt spot yazısı ise şöyle:
Eski boksörümüz Ahmet Öner, Küba’nın dünya şampiyonu boksörü Erislandy Lara’yı, müthiş bir operasyonla Meksika’ya kaçırttı.
Efendim mesele şöyle ki, Küba’lı boksör ülkesinde para kazanamıyormuş ve bu yüzden onu kaçırıp, ihya edeceklermiş. Gazetenin çokbilmiş muhabiri Celal Demirbilek sanki yılın haberini yakalamış gibi utanmadan bir de manşetten girmişler. Haberi okuyunca aklımıza hemen birkaç hafta önce hadinin yazdığı “Fidel’e destan cehalet bostan” yazısı geliyor. Hadi, ballandıra ballandıra kendisine yakışır bir biçimde Küba’nın nasıl sefil bir hayat yaşadığını yazıyordu. Utanmaz gazete, hadi üzerinden Küba Büyükelçiliği ve Jose Marti Küba dostluk derneğinin yüzlerine karşı açıklamalarını yağmur sanmış olmalılar ki, hemen böyle bir haberi yayına sokmuşlar.
Gazetenin ifadesiyle “profesyonel boksun dünyaca ünlü menajeri” Ahmet Öner Kübalı boksörü, kendisine bağlı diğer zavallı sporcular gibi Arena Box Promotions şirketinde dövüştürecekmiş. Tıpkı horoz dövüştürür gibi… Meksika mafyasıyla 10 bin dolara anlaşılıp, kaçırma olayına ortak olmuşlar ve marifet gerçekleştirmişler. Arada Meksika polisine de rüşvet vererek övünç duyacakları başka bir olaya daha imza atmışlar.

Devamı »