Garipliklerin sonu gelmiyor…
İlginç bir ülke olmaya devam ediyoruz. Konya’da çöken kuran kursu sonucunda gencecik çocukların hangi şartlarda beyinlerini iğdiş ettikleri ortaya çıktı. Bu ve benzer kuran kursu adı altında yıllardır varolan beyin yıkama, tarikatlara insan kazanma hücreleri olduğunu bilmeyen var mı? Fethullah tarikatının 2 nolu adamı geçtiğimiz yıllarda bunları açıkladı. Şimdi ölüm tehditleri aldığından bir şey yazamıyor, susmakla geçiriyor ömrünü. Sonra yine bu tarikata mensup olmuş ve sonradan ayrılmış gençlerin kısmi açıklamaları var. Onlar da nasıl kandırıldıklarını anlatıyorlar. Fethullah birkaç yıl önce görüntülerinde ortaya çıkan devlet içerisinde örgütlenin zırvası hala son hız devam ediyor. Vali olun, polis olun yargıç-savcı olun derken aslında başlamış olan bir sürecin kendi ağzından ilk kez duyduğumuz video kayıtlarıydı bunlar. Bunları da herkes biliyor, bilmeyen var mı? Dershanelerde “abi”lik yaparak gelecekte iş vaadiyle çocukları kandırmıyorlar mı? Bağnazlığın sonu yok. Okullar, dershaneler açarak örgütlenen bu güruhun son marifeti de kuşbakışı F harfi görünen bir kolej inşaatı oldu. 2004 yılında kaçak diye durdurulan inşaat çalışmasına şimdi yeniden başlandı. Estetikten yoksun Kuyruklu bir F, bunun anlamını da anlamayan varsa şu ülkede, eh diyecek birey kalmıyor.
Edirne’de roman derneğinin icadı ise akıllara durgunluk veriyor. Geceleri başlarına musallat olan kötü ruhları defetmek için mevlit okutmuşlar. İnsanın aklına ortaçağ’daki şeytan kovma ayinleri geliyor. Dinler farklı fakat insanları akıldan ve bilimsel düşünme yetisinden uzaklaştırma eylemi aynı. “senin dinin sana benim dinim bana” demiyor muydu? Kötü ruhları kovmak dediğin şey nedir ki, hurafe ve gericilik bunun neresinde?
Bir de tesettür tüccarı Mustafa Kara-duman vaka’sı var ki, akıllara ziyan. 3 tane karısı varmış, bunları orta yere saçtığına mı yanarsın yoksa “tek eşlilik mümkün olsaydı umumhaneler, kerhaneler olmazdı” demesine mi? Evliliği cinsellik olarak algılayan bu zat kadınlara bakışın nasıl olduğunu da yansıtıyor kanımca. Kara-Duman’nın evliliklerinden bir miktar çocuğu olduğunu da bildiğimizden daha fazla bir şey yazmak istemiyorum. Sadece gericiliğin evlilik kavramından ne anladığını bilelim yeter.
Gençleri Koruma Yasa Tasa-rısı hazırlayan akpli edibe sözenin tasasına ne demeli? Deveye sormuşlar, nerem doğu ki demiş. Okullarda ibadethane açarak gençleri zararlı akım ve fikirlerden koruyacaklar akılları sıra. Başkanı “ben ülkeyi pazarlamakla mükellefim” derken sözenin de payına bu düşmüş olmalı. Çok çağdaşmış gibi Almanya’daki yasaları inceleyerek üzerinde bir yıl boyunca çalışmış. Bir yıl uğraşmış sonuçta ucubeliklerle dolu bir yasa tasarısı çıkartmış ortaya. Helal olsun milletvekiline. 16 yaşını doldurmamış çocuklar ve gençler ancak 22.00′a kadar restoranlarda girebilecek. Bu yasaya uymayan hapis cezasına çarptırılacak(!) Kapitalizmin bir ürünü olan kadın bedeni üzerinden rant elde eden pornografik yayınlar aldığınızda t.c kimlik numaranızı verecek, aynı zamanda imza atacakmışsınız. Hemen hüseyin üzmezden ve çocuklara tecavüze yeltenen, taciz eden din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninden başlayalım işe ne dersiniz? Sapıklıkları poşete dikişli olarak koymaya ne hacet, üçer beşer kadınla evlenin her gün bir gömlek değiştirin. Sonra buna peygamber sünneti deyin öyle mi? çocuklara tecavüze yeltenin sonra çocukları ve gençleri koruma yasa tasa-rısı düzenleyin. Biz çocuklarımızı sizden nasıl koruyacağız? Bağnazlıklarınızdan, çirkinliklerinizden, sapıklıklarınızdan… Buna benzer bir dizi tasa-rı. Yasaklara uymayanlara hapis cezasını da eklemişler ki, caydırıcı olsun.
Konya’da ölen bir çocuğun babası basına “abartmayın sadece bir çocuğum öldü” diyor. Eh artık yuh senin babalığına demekten başka söz kalmıyor…
Bütün bu somut olayları, tasaları, sapıklıkları alt alta koyduğumuzda nereye doğru gittiğimizi görebiliriz sanırım. İran’ın bu hale gelmesi sadece 3 yıl sürdüğünü düşünürsek kendimize de pay çıkarabiliriz. Hala göremiyorsak kör ol derler… Ümmetçilik ve şükretme duygusuyla hareket ettiğimiz sürece akp ve onların çevresinde birikmiş gerici güruhun, hüseyin üzmez tarzında her birimizi teker teker elden geçireceklerini de unutmayalım…
Nevzat Süs
Kategorisi: güncel | Etiketlendi: akp, gericilik, konya, yasa tasarısı, yobaz