MARX ÖNCESİ SİYASAL İKTİSAT
Bilimin gençlik çağı
Andrey Vladimiroviç Anikin
Karl Marx’ın Kapital’le doruğa çıkan büyük bilimsel buluşunun kendisi kadar, onun ve yol arkadaşı Engels’in diğer düşünürlerle olan ilişki ve etkileşimleri de her zaman ilgi odağı olmuştur. Siyasal iktisat dendiğinde, Adam Smith ve David Rivardo, Marx’ın adlarını sürekli andığı ama keskin bir biçimde eleştirmekten hiç çekinmediği bilinen kaynaklardır. Bununla birlikte, Marx’a gelinceye kadar siyasal iktisadın öyküsü iki isme indirgenemeyecek kadar renklidir.
Ünlü Sovyet iktisatçısı Andrey Anikin, bu serüveni şaşırtıcı derecede akıcı bir üslupla yansıtmış. İktisadın soğuk yüzünden çekinenleri hemen başlarda içine çeken eserin, deneyimli siyasal iktisat okurları için de kalıcı bir başvuru kitabı olduğu söylenebilir. Aydemir Güler’in Türkçe’ye kazandırdığı “Bilimin Gençlik Çağı”, Marx ve özellikle Kapital okuması için eşsiz bir yardımcı kitap olarak da değer kazanıyor.
“NE YAPMALI”CILAR KİTABI
Kemal Okuyan
Neredeyse 15 yıl oldu bu kitap basılalı. Leninizmin marksizme kattıkları içerisinde kimileri için en tartışmalı, kimileri için en önemli değer “öncülük teorisi”. Okuyan, kitabın 5. baskısı için bazı notlar da düşmüş, “bunlar benim bir okur olarak kitabın yazarıyla kurduğum ilişki olarak görülebilir” diyor.
Kitap, yazıldığı sırada gündemde olan bazı tartışmalara yer verse de, güncelliğini yitirmeyecek önemli kuramsal sorunları ele alıyor. Marx’tan bu yana işçi sınıfının siyasal örgütlenmesine ilişkin geliştirilen tezlerle ve bütün bu süreçte Lenin’in oynadığı rolle ilgilenen Okuyan’ın “İşçi Sınıfını Yalnız mı Bırakmalı?” ile başlayan 17 bölümlük kitabı “Ne Yapmalı’nın Alternatifi Var mı?” ile bitiyor.
On yıllardır marksist kuramcılar arasındaki tartışmalarda kilit roller üstlenmiş olan iradecilik, determinizm, özne-nesne ilişkisi, devrimci durum, merkeziyetçilik gibi kavram ve sorunların özgün ama aynı zamanda ortodoks bir yaklaşımla incelendiği “Ne Yapmalı”cılar Kitabı’nda yeni kimi tartışma başlıklarının da ortaya çıktığını söylemek mümkün.
Yazarın özellikle işçi sınıfı partilerinin örgütsel yapısına ilişkin söyledikleri, zamanında eleştiri konusu yapılmıştı. “Şimdi olsa elbette başka türlü yazardım” diyen Okuyan, temel tezlerinin hepsinin arkasında durduğunu ve çalışmayı bir “katkı” olarak gördüğünü belirtirken 2008’de düştüğü notlarla kimi konulara daha fazla açıklık getirdiğini de söylüyor.
Hayat Ağacında Tavus Kuşları
Atila Alpöge
Genç Oyuncular. (1957-1963) Amatör tiyatro topluluğu. Araştırmacı, yenilikçi ve öncü çalışmalarıyla dikkat çekti. Ortaoyunu, Seyirlik Oyun, Karagöz kaynaklı geleneksel tiyatromuza öncelik verdi. Bu kapsamda “Yerel”den “Evrensel”e ulaşmanın yollarını araştırdı. Etkinliklerini “Halk Tiyatrosu” kavramı biçimlendirdi. “Takım çalışması” ve “toplu yaratma” önde gelen özellikleri oldu. Ülkenin ilk kültür ve tiyatro şenliği diye bilinen Erdek Şenliği’ni düzenledi. Kuruluş günlerindeki “Ayyar Hamza” polemiği ile son dönemindeki “Vatandaş Oyunu” soruşturması basında haftalarca süren ve birçok yazarın katıldığı sert tartışmaların kaynağı
oldu. Bu kitapta Genç Oyuncular’ın ilginç macerasının hikâyesini bulacaksınız.
Bir İsyankar Olarak Hayatım Angelica Balabanov
Balabanov, 1878′de Ukrayna’da doğuyor; fakat “bir isyankar olarak hayatı”, ailesinin dayatmalarına rağmen “görgü kuralları, yabancı dil, müzik, dans ve nakış” yerine Brüksel’de üniversite okumayı tercih etmesiyle başlıyor. Yoksulluğun bedenen ve ruhen düşkünleştirdiği Rus köylüsünde cisimleşen eşitsizliklere duyduğu derin tepki, Brüksel’de tanıştığı radikal fikirlerden beslenerek onu dönemin devrimci hareketinin önemli kadın militanlarından biri haline getiriyor.
İtalyan Sosyalist Partisi’ne üye olan ve sürgündeki Rus devrimci hareketi ile yakın ilişkiler kuran Balabanov, Sosyalist Kadınlar Birliği yürütme komitesinde görev alıyor ve Klara Zetkin’le çalışıyor. Enternasyonal’in sekreterliğini üstleniyor, Zimmerwald hareketinde önemli rol oynuyor. Avrupa’da med-cezir gibi yükselip alçalan devrim dalgasına, 1. Dünya Savaşı’na, II. Enternasyonal ihanetine, yakın mesai arkadaşı Mussollini’nin davayı satışına tanıklık eden Balabanov, 1917 devrimlerinin ardından anavatanına dönüyor. Bir yanda “eli kulağında” dünya devrimini hızlandırma, diğer yanda yeni Sovyet rejimine yönelik karşı devrimci hamleleri savuşturma çabalarının damga vurduğu sayısız manevra, Bolşeviklerle Balabanov’un yollarını bir kesiştirip bir ayırıyor. Balabanov’un Ekim Devrimi ile bu sancılı ilişkisi, kitabın en keskin ve en tartışmalı kısımlarını oluşturuyor.
Kitabın adı: Bir İsyankar Olarak Hayatım
Kitabın yazarı: Angelica Balabanov
“ŞEREFSİZ OSMANLI”YA DÖNÜŞ
Osman Çutsay
Çutsay
bu başlığı bir makalesi için kullandığında, imparatorluğun son döneminde kibirli emperyalist dünyadan gelen “onursuz” “şereften yoksun” nitelemelerine nasıl maruz kaldığından bihaber Osmanlı İmparatorluğu düşkünlerini ayağa kaldırmıştı. Şimdi aynı başlık bir kitabın kapağını süslüyor. Osman Çutsay, “şerefsizliği” kabullenmeyenlerin bu ülkeyi sahiplenmesi için yazdığını söyleyen, Türkiye’nin ancak ileri atılarak kurtulabileceğini ileri süren bir gazeteci.Cumhuriyet için ve aynı gazetenin yurt dışı baskısı için Almanya’dan iktisat haber ve yorumları geçen Çutsay’ın bu kitap için kaleme aldığı uzun ve çarpıcı yazısına ek olarak Türkiye’nin bugününe şaşırtıcı bir biçimde ışık tutan ve Türkiye’deki okurlara hemen hiç ulaşmamış yazılarının yer aldığı “Şerefsiz Osmanlı”ya Dönüş, tartışma yaratacak iddia ve çözümlemelerle dolu… Suya sabuna dokunmayan ve sağdan soldan toplanan bilgi kırıntılarının yan yana getirilmesiyle oluşturulmuş kimi “gazeteci kitapları”ndan sıkıldıysanız, Çutsay’ın provoke edici tarzı tam size göre…
Kitabın adı: “Şerefsiz Osmanlı”ya Dönüş
Kitabın yazarı: Osman Çutsay
Kategorisi: kitap | Etiketlendi: Andrey Anikin, balabanov, engels, genç oyuncular, halk, halk tiyatrosu, iktisat, italya, karagöz, leninizm, marks, ne yapmalı, ortaoyunu, osmanlı, sosyalizm


